Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor: Ne Zaman Uyum Kaygısı, Ne Zaman Destek Gerekir?
Pazar akşamı çocuğunuz gayet iyi görünüyor.
Yemeğini yiyor, oyun oynuyor, sizinle konuşuyor.
Sonra bir anda:
“Yarın okula gitmesem olur mu?”
diyor.
“Niye?” diye soruyorsunuz.
“Canım istemiyor.”
Sabah olduğunda konu biraz daha büyüyor.
“Karnım ağrıyor.”
“Başım dönüyor.”
“Bugün gitmeyeyim, yarın giderim.”
Bir taraftan çocuğun gerçekten zorlandığını düşünüyorsunuz. Diğer taraftan da:
“Acaba üzerine mi gitmeliyim, yoksa bugün evde mi kalmalı?”
diye kararsız kalıyorsunuz.
Velilerin en çok zorlandığı noktalardan biri tam olarak burasıdır.
Çünkü çocuğun okula gitmek istememesi bazen yeni düzene alışma sürecinin doğal bir parçası olabilir. Ancak bazı durumlarda bize “Biraz daha yakından bakmamız gerekiyor.” mesajı verir.
Bu nedenle ilk sorumuz:
“Çocuğu nasıl okula gönderirim?”
olmamalı.
Önce şunu anlamaya çalışmalıyız:
“Çocuğum okulda veya okula giderken ne yaşıyor?”
Çünkü çocuk “Gitmek istemiyorum.” dediğinde bize nedeni söylemiş olmaz.
Asıl işimiz o cümlenin arkasını anlamaktır.
Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor, Bu Normal mi?
Özellikle okulun ilk günlerinde veya yeni bir eğitim kademesine geçildiğinde bir miktar isteksizlik görülebilir.
Yeni sınıf.
Yeni öğretmenler.
Yeni arkadaşlar.
Farklı kurallar.
Daha fazla sorumluluk.
Çocuk bütün bunlara aynı anda alışmaya çalışır.
Bu nedenle okul başlamadan önce veya ilk haftalarda:
“Ya sınıfımı bulamazsam?”
“Kimse benimle arkadaş olmazsa?”
“Öğretmen bana kızarsa?”
gibi düşünceler yaşayabilir.
Burada önemli olan tek bir sabaha değil, zaman içindeki gidişata bakmaktır.
Çocuğunuz ilk birkaç gün tedirgin oluyor ama okula gittikten sonra rahatlıyor mu?
Her geçen gün biraz daha alışıyor mu?
Arkadaşlarından veya öğretmenlerinden söz etmeye başladı mı?
Sabah zorlanmasına rağmen gün içinde okul yaşamına katılabiliyor mu?
Bunlar çoğu zaman uyum sürecinin ilerlediğini düşündüren olumlu işaretlerdir.
- sınıfa yeni başlayan çocukların yaşadığı bu değişimi daha ayrıntılı ele aldığımız 5. Sınıfa Başlayan Çocuk Ortaokula Nasıl Uyum Sağlar? Öğrenci ve Veli Rehberi yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Önce Küçük Bir Veli Kontrolü Yapalım
Son bir veya iki haftayı düşünün.
Çocuğunuzda aşağıdakilerden hangilerini görüyorsunuz?
- Okuldan yalnızca pazar akşamı veya sabahları mı söz ediyor?
- Okula gittikten sonra gününü normal sürdürebiliyor mu?
- Belirli bir dersin olduğu günlerde mi gitmek istemiyor?
- Belli bir öğretmenden sürekli söz ediyor mu?
- Arkadaşlarıyla ilgili son zamanlarda bir değişiklik oldu mu?
- Sabahları karın ağrısı, baş ağrısı veya mide bulantısı söylüyor mu?
- Hafta sonlarında bu yakınmaları belirgin biçimde azalıyor mu?
- Okula gitme konusu açıldığında yoğun öfke veya ağlama oluyor mu?
- Daha önce severek yaptığı şeylere karşı da isteksizlik başladı mı?
- Uyku veya yemek düzeninde belirgin bir değişiklik var mı?
Burada amaç kutuları sayıp sonuç çıkarmak değildir.
Asıl amaç örüntüyü görmek.
Çocuk her gün mü zorlanıyor?
Yalnızca pazartesi mi?
Sadece sınav günlerinde mi?
Belirli bir ders veya kişiyle bağlantı var mı?
Bu küçük ayrıntılar çözüm açısından çok değerlidir.
“Okula Gitmek İstemiyorum” Her Çocukta Aynı Anlama Gelmez
Çocukların kullandığı cümleleri biraz daha dikkatli dinlediğimizde önemli ipuçları yakalayabiliriz.
| Çocuğun söylediği | Arkasında ne olabilir? | Veli nasıl yaklaşabilir? |
|---|---|---|
| “Canım istemiyor.” | Yorgunluk, uyum güçlüğü veya nedeni ifade edememe | “Bugün okulda seni zorlayan bir şey var mı?” |
| “Karnım ağrıyor.” | Gerçek fiziksel yakınma veya kaygının bedensel yansıması | Önce fiziksel durumu değerlendirin, sonra ne zaman arttığını gözlemleyin. |
| “Kimse benimle oynamıyor.” | Arkadaşlık sorunu veya dışlanmış hissetme | “Teneffüslerde genellikle ne oluyor?” diye sorun. |
| “Öğretmen bana kızacak.” | Hata yapma veya başarısızlık korkusu | Hangi olaydan korktuğunu somutlaştırmaya çalışın. |
| “Bugün gitmeyeyim, yarın giderim.” | Kaçınarak rahatlama arayışı | Sorunun yarın neden daha kolay olacağını birlikte konuşun. |
| “Ben bu okulu sevmiyorum.” | Birçok farklı güçlüğün genel ifadesi olabilir | “Okulda değiştirebilseydin ilk neyi değiştirirdin?” diye sorun. |
Bazen çocuk henüz yaşadığı duyguyu tam olarak adlandıramaz.
Bu nedenle:
“Neden gitmek istemiyorsun?”
sorusu karşısında gerçekten:
“Bilmiyorum.”
diyebilir.
Böyle durumlarda aynı soruyu on kez sormak yerine daha somut sorular kullanmak işe yarayabilir.
Çocuğun Gerçekten Ne Yaşadığını Anlamak İçin Nasıl Soru Sorulur?
“Okul nasıl geçti?”
sorusunun cevabı çoğu zaman:
“İyi.”
olur.
Biraz daha ayrıntı istiyorsak sorularımızı değiştirmeliyiz.
Örneğin:
“Bugün en rahat olduğun ders hangisiydi?”
“Bugün seni geren bir şey oldu mu?”
“Teneffüste kiminleydin?”
“Yarın okulda olmasını istemediğin bir şey var mı?”
“Okulda bir konuda yardım istesen kime gidersin?”
Bu sorular sorgulama gibi art arda sorulmamalı.
Bazen arabada, bazen yemek sırasında, bazen yatmadan önce yapılan kısa bir konuşma çok daha fazla bilgi verir.
Burada önemli bir nokta daha var:
Çocuk konuşmaya başladığında hemen çözüm üretmeyin.
Önce dinleyin.
Çünkü bazen çocuk bizden çözümden önce şunu bekler:
“Yaşadığım şeyi anladın mı?”
Ne Zaman Uyum Kaygısı Düşünebiliriz?
Çocuğun okulun ilk günlerinde biraz tedirgin olması tek başına ciddi bir sorun değildir.
Özellikle yeni okula, yeni sınıfa veya ortaokula başlayan çocuklarda uyum süresi gerekebilir.
Uyum kaygısında çoğu zaman şu tabloyu görürüz:
Çocuk okula gitmeden önce zorlanır.
Ancak okula gittikten sonra bir süre içinde rahatlar.
Yeni düzeni öğrendikçe kaygısı azalır.
Arkadaşlıklar geliştikçe kendini daha güvende hissetmeye başlar.
Bir başka deyişle haftalar geçtikçe küçük de olsa ilerleme görürüz.
Çocuk:
“Bugün sınıfımı kendim buldum.”
“Bir arkadaş edindim.”
“Öğretmen aslında iyiymiş.”
demeye başlayabilir.
Bunlar önemli küçük işaretlerdir.
- sınıfa başlayan çocuklarda okulun tanınması, öğretmenlerle iletişim ve aile desteğinin nasıl kurulacağını anlattığımız Ailemle Okul Yolu Programı içeriğimiz de bu süreçte velilere yararlı olabilir.
Aşağıdaki kısa görsel, çocuğun okula gitmek istememesi durumunda hangi belirtilerin uyum sürecine daha yakın, hangilerinin ise daha yakından değerlendirilmesi gerektiğini özetlemektedir.

Peki Ne Zaman Biraz Daha Yakından Bakmak Gerekir?
Burada gün saymaktan çok şiddet, süre ve çocuğun günlük yaşamına etkisine bakmak gerekir.
Örneğin okul isteksizliği günler geçtikçe azalmak yerine artıyorsa dikkat etmek gerekir.
Çocuk her sabah yoğun biçimde ağlıyorsa…
Okula girmekten sürekli kaçınıyorsa…
Sık sık sınıftan alınmak istiyorsa…
Arkadaşlık ilişkilerinde belirgin bir sorun anlatıyorsa…
Uyku ve iştahında ciddi değişiklik varsa…
Sürekli başarısızlık veya değersizlik ifadeleri kullanıyorsa…
durumu yalnızca:
“Okula alışamadı.”
diye açıklamak yeterli olmayabilir.
Özellikle çocuğun günlük işlevselliği belirgin biçimde etkilenmeye başladıysa öğretmeni ve okul psikolojik danışmanıyla görüşmek yararlı olur.
Çocuk kendisine zarar vermekten söz ediyorsa, yoğun çaresizlik ifade ediyorsa veya güvenliğiyle ilgili bir risk oluştuğunu düşünüyorsanız beklemeyin; uygun sağlık hizmetinden profesyonel destek alın.
Sabah Karnı Ağrıyorsa Ne Yapmalıyım?
Bu, velilerin en çok kafa karışıklığı yaşadığı durumlardan biridir.
Çocuk:
“Karnım ağrıyor.”
dediğinde aile bazen:
“Bir şeyin yok, okula gitmek istemediğin için söylüyorsun.”
diyebilir.
Bunu söylemek doğru bir başlangıç değildir.
Çünkü çocuk gerçekten ağrı hissediyor olabilir.
Önce fiziksel yakınmayı ciddiye almak gerekir.
Ancak bu yakınmalar özellikle okul sabahlarında ortaya çıkıyor, tatil günlerinde belirgin biçimde azalıyor ve tıbbi bir neden bulunamıyorsa kaygı ile bağlantılı olma ihtimalini de düşünmek gerekir.
Burada çocuğa:
“Numara yapıyorsun.”
demek yerine:
“Karnının ağrıdığını görüyorum. Bir yandan da bunun özellikle okul sabahlarında olduğunu fark ettim. Sence okulda seni zorlayan bir şey olabilir mi?”
şeklinde yaklaşmak daha yararlı olabilir.
Çocuk Ağlıyorsa Okula Göndermek Doğru mu?
Bu soruya bütün çocuklar için tek cevap vermek doğru olmaz.
Önce neden ağladığını anlamamız gerekir.
Çocuk yeni okula alışmakta zorlanıyor olabilir.
Arkadaşıyla problem yaşamış olabilir.
Sınavdan korkuyor olabilir.
Öğretmeniyle yaşadığı bir durumdan endişe duyabilir.
Ya da okul ortamında kendisini güvende hissetmediği daha ciddi bir durum olabilir.
Bu nedenle sadece:
“Ağlıyor ama yine de gönderelim mi?”
sorusuna odaklanmayın.
Şunu sorun:
“Bu ağlama bize ne anlatıyor?”
Eğer çocuk okula gittikten kısa süre sonra rahatlıyor ve gününü sürdürebiliyorsa farklı bir durumdan söz ederiz.
Ancak okulda da yoğun sıkıntı devam ediyorsa konuyu öğretmen ve rehberlik servisiyle birlikte ele almak gerekir.
İyi Niyetle Söylenen Ama Ters Tepebilen Cümleler
Çocuk okula gitmek istemediğinde veli de kaygılanır.
Bazen iyi niyetle söylediğimiz cümleler çocuğun duygusunu küçültebilir.
“Bunda korkacak ne var?”
Çocuk zaten korkusunun mantıklı olup olmadığını tartışmıyor.
Korkuyor.
Bunun yerine:
“Seni en çok düşündüren şey ne?”
daha işe yarar.
“Herkes okula gidiyor, sen de gideceksin.”
Kural doğru olabilir ama çocuk kendisinin anlaşılmadığını hissedebilir.
Önce duyguyu kabul edip ardından sınırı ifade etmek daha sağlıklıdır:
“Gitmek istemediğini anlıyorum. Ama bunun nedenini birlikte bulmamız gerekiyor.”
“Bak arkadaşların hiç ağlamıyor.”
Karşılaştırma çocuğun kaygısını azaltmaz.
Üstelik “Ben diğerlerinden daha güçsüzüm.” düşüncesini güçlendirebilir.
“Bugün gitme, yarın bakarız.”
Bazen gerçekten dinlenmeye ihtiyaç vardır.
Ancak okulla ilgili kaygı nedeniyle her zorlanmada evde kalmak, çocuğun kısa süreli rahatlama yaşamasına ve ertesi günün daha zor hâle gelmesine yol açabilir.
Bu nedenle evde kalma kararını rastgele değil, sorunun nedenine göre vermek gerekir.
Çocuk Arkadaşları Yüzünden Okula Gitmek İstemiyorsa
Ortaokul döneminde arkadaşlık ilişkileri çocuk için oldukça önemlidir.
Bazen yetişkinin küçük gördüğü bir olay çocuk açısından günün en önemli meselesi olabilir.
“Benimle oturmadı.”
“Gruba beni almadılar.”
“Teneffüste yalnız kaldım.”
gibi durumları:
“Bunlar çocuk işi, yarın barışırsınız.”
diye hızlıca geçmeyin.
Önce olayın sıklığını ve etkisini anlamaya çalışın.
Bir kerelik bir tartışma mı?
Sürekli dışlanma mı?
Alay edilme var mı?
Tehdit veya zorbalık söz konusu mu?
Eğer sorun tekrarlıyorsa sınıf rehber öğretmeniyle görüşmek doğru olur.
Çocuğun yerine bütün arkadaşlık problemlerini çözmek de doğru değildir. Ancak çocuğu ciddi bir sosyal sorunda yalnız bırakmak da doğru değildir.
Burada yine hedef rehberlik etmek.
Akademik Zorluk Okuldan Kaçınmaya Dönüşebilir
Bazı çocuklar okulu sevmediği için değil, derslerde sürekli başarısız hissettiği için gitmek istemeyebilir.
Örneğin:
“Bugün matematik var.”
cümlesinin ardından okul isteksizliği artıyorsa biraz durup düşünmek gerekir.
Belki çocuk bir konuyu uzun süredir anlamıyor.
Belki sınıfta hata yapmaktan korkuyor.
Belki arkadaşlarının önünde yanlış cevap vermek istemiyor.
Bu durumda yalnızca:
“Daha çok çalış.”
demek sorunu çözmeyebilir.
Önce nerede zorlandığını anlamak gerekir.
Çocuğun ders çalışmaya başlamaktan kaçındığı durumları daha ayrıntılı ele aldığımız Çocuğum Ders Çalışmak İstemiyor: Tembellik Demeden Önce Bu Nedenlere Bakın yazımız da bu noktada yardımcı olabilir.
Telefon ve Geç Uyuma Sabah Okul İsteğini Etkileyebilir
Bazen sorunun tamamı okul değildir.
Çocuk gece geç saatlere kadar telefon kullanıyorsa sabah yorgun kalkabilir.
Yorgun çocuk:
“Gitmek istemiyorum.”
diyebilir.
Bu nedenle okul isteksizliğini değerlendirirken uyku düzenini de gözden geçirmek gerekir.
Çocuğunuz özellikle sabahları çok yorgunsa:
Saat kaçta uyuyor?
Telefon gece odasında mı?
Uyumadan hemen önce ekran kullanıyor mu?
Sabah kalkmakta her gün zorlanıyor mu?
sorularına da bakın.
Bu konuda daha ayrıntılı öneriler için Ortaokul Öğrencilerinde Telefon ve Ders Dengesi Nasıl Kurulur? yazımızı inceleyebilirsiniz.
“Okula Gitmek Zorundasın” Demek Yeterli mi?
Çocuğun eğitim sorumluluğu elbette devam eder.
Ancak yalnızca zorunluluğu hatırlatmak, çocuğun yaşadığı güçlüğü çözmez.
Bunu iki ayrı mesaj olarak düşünün:
Birinci mesaj:
“Okula devam etmek senin sorumluluğun.”
İkinci mesaj:
“Gitmekte neden zorlandığını anlamana yardım edeceğim.”
Çocuk hem sınırı hem desteği hissetmelidir.
Biri olmadan diğeri eksik kalır.
Sadece destek verir ama sınır koymazsak kaçınma güçlenebilir.
Sadece sınır koyar ama yaşadığı güçlüğü görmezsek çocuk yalnız hissedebilir.
Öğretmenle Ne Konuşmalıyım?
Çocuk:
“Okula gitmek istemiyorum.”
dediğinde hemen öğretmeni arayıp:
“Okulda ne yaptınız da çocuk gelmek istemiyor?”
diye başlamak doğru olmaz.
Önce bilgi toplamaya çalışın.
Örneğin öğretmene şu soruları sorabilirsiniz:
“Son günlerde sınıfta davranışında bir değişiklik fark ettiniz mi?”
“Teneffüslerde arkadaşlarıyla nasıl?”
“Belirli bir derste veya etkinlikte zorlanıyor mu?”
“Sabah geldikten sonra rahatlıyor mu, yoksa sıkıntısı gün içinde devam ediyor mu?”
Bu sorular hem öğretmenin gözlemini almanızı sağlar hem de meseleyi suçlama zemininden çıkarır.
Rehber Öğretmen veya Psikolojik Danışman Ne Yapabilir?
Okul psikolojik danışmanıyla görüşmek için sorunun çok büyümesini beklemeye gerek yoktur.
Bazen birkaç görüşme bile çocuğun yaşadığı güçlüğün nerede başladığını anlamaya yardımcı olabilir.
Psikolojik danışman;
çocuğun okul deneyimini,
arkadaşlık ilişkilerini,
sınıf içindeki davranışlarını,
kaygı kaynaklarını
ve aileden gelen bilgileri birlikte değerlendirebilir.
Buradaki amaç çocuğa hemen bir etiket koymak değildir.
Çocuğu daha doğru anlamaktır.
Hemen Bugün Deneyin
Bu akşam çocuğunuza:
“Yarın okula gitmek istiyor musun?”
diye sormayın.
Büyük ihtimalle zaten cevabı biliyorsunuz.
Bunun yerine şu üç sorudan yalnızca birini seçin:
“Yarın okulda seni en çok zorlayabilecek şey ne?”
“Yarın okulda güzel geçmesini istediğin bir şey var mı?”
“Okulda bir şeyi değiştirebilseydin neyi değiştirirdin?”
Sonra konuşmayı yönetmeye çalışmadan dinleyin.
Çocuğun cevabı size yarının sabah tartışmasından çok daha değerli bilgi verebilir.
7 Günlük Küçük Bir Okula Uyum Gözlemi
Bir hafta boyunca her gün aynı tartışmayı yapmak yerine küçük bir gözlem planı uygulayın.
1. Gün
Okula gitmek istemediği saati ve söylediği cümleyi not edin.
2. Gün
Okula gittikten sonra gününün nasıl geçtiğini öğrenin.
3. Gün
Arkadaşlıklarla ilgili kısa bir soru sorun.
4. Gün
Belirli bir ders veya öğretmenle bağlantı olup olmadığını gözlemleyin.
5. Gün
Uyku ve sabah yorgunluğunu değerlendirin.
6. Gün
Çocuğa “Bu hafta okulda en rahat olduğun an neydi?” diye sorun.
7. Gün
Elinizdeki bilgileri birlikte düşünün.
Sorun azalıyor mu?
Aynı mı?
Artıyor mu?
Belirli bir durumla bağlantı ortaya çıktı mı?
Bu yedi gün sonunda elinizde:
“Çocuğum okula gitmek istemiyor.”
cümlesinden çok daha fazla bilgi olur.
Veli Olarak Ne Zaman Destek İstemeliyim?
Bazen veliler destek istemeyi:
“Ben çözemedim.”
gibi algılayabiliyor.
Oysa doğru zamanda destek istemek ebeveynliğin bir parçasıdır.
Özellikle okul isteksizliği uzun sürüyorsa, giderek artıyorsa veya çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa önce okul ile iletişime geçebilirsiniz.
Sınıf rehber öğretmeni ve okul psikolojik danışmanı iyi bir başlangıç noktasıdır.
Gerekli görülürse sağlık profesyonellerinden de destek alınabilir.
Buradaki temel ölçüt şudur:
Çocuk zamanla uyum sağlıyor mu, yoksa yaşadığı güçlük giderek hayatının daha büyük bir bölümünü mü etkiliyor?
Ayhan Hoca’dan Veliye Kısa Bir Değerlendirme
Bir çocuk:
“Okula gitmek istemiyorum.”
dediğinde yetişkin olarak iki uçtan birine kaymak kolaydır.
Birinci uç:
“Gitmek zorundasın, konu kapanmıştır.”
İkinci uç:
“İstemiyorsan bugün gitme.”
Oysa çoğu durumda ihtiyaç duyduğumuz yaklaşım ikisinin arasında bir yerdedir.
Çocuğun duygusunu ciddiye alacağız.
Ama korktuğu her durumda kaçınmayı çözüm hâline getirmeyeceğiz.
Sınır koyacağız.
Ama neden zorlandığını da anlamaya çalışacağız.
Bazen çocuk:
“Gitmek istemiyorum.”
derken aslında:
“Orada tek başıma baş edemediğim bir şey var.”
demeye çalışır.
Bizim görevimiz onun yerine bütün sorunları çözmek değildir.
Ama sorunun ne olduğunu bulmasına yardım edebiliriz.
Çünkü çocuğun okul yaşamında geliştirmesini istediğimiz asıl duygu:
“Hiç zorlanmayacağım.”
değildir.
Daha değerli olan şudur:
“Zorlandığımda ne yapabileceğimi ve kimden yardım isteyebileceğimi biliyorum.”
Sık Sorulan Sorular
Çocuğum sabah ağlıyor ama okula gidince düzeliyor. Normal mi?
Yeni okul veya sınıf dönemlerinde bazı çocuklar ayrılma ve uyum sırasında zorlanabilir. Eğer çocuk okula girdikten sonra rahatlıyor ve zaman içinde sabah tepkileri azalıyor ise bu durum uyum sürecinin bir parçası olabilir. Ancak şiddeti artıyorsa öğretmen ve okul psikolojik danışmanıyla görüşmek yararlı olur.
Çocuğum sürekli karnım ağrıyor diyerek okula gitmek istemiyor. Ne yapmalıyım?
Öncelikle fiziksel yakınmayı ciddiye alın. Gerektiğinde tıbbi değerlendirme yaptırın. Yakınmalar özellikle okul günlerinde ortaya çıkıyor ve okul dışındaki günlerde azalıyor ise kaygı veya okulda yaşanan güçlükler de değerlendirilmelidir.
Çocuğumu zorla okula göndermeli miyim?
Her durum için tek bir cevap yoktur. Çocuğun neden gitmek istemediğini anlamak gerekir. Uyum kaygısı, arkadaşlık problemi, akademik zorluk veya başka bir sorun birbirinden farklı yaklaşımlar gerektirir.
Çocuğum öğretmeni yüzünden okula gitmek istemediğini söylüyor. Ne yapmalıyım?
Önce çocuktan somut örnek isteyin. Ardından öğretmenle suçlayıcı olmayan bir dille görüşerek onun gözlemini alın. Gerektiğinde okul yönetimi ve rehberlik servisi de sürece dahil olabilir.
Okula gitmek istememesi ne kadar sürerse destek almalıyım?
Tek başına belirli bir gün sayısına göre karar vermek doğru olmaz. Şiddet, süre ve günlük yaşam üzerindeki etki birlikte değerlendirilmelidir. Durum giderek artıyorsa veya çocuğun okul, uyku, arkadaşlık ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa destek istemeyi geciktirmeyin.
Sonuç: “Gitmek İstemiyorum” Cümlesinin Arkasına Bakın
Çocuğunuzun okula gitmek istememesi sizi endişelendirebilir.
Bu çok anlaşılır.
Ancak ilk hedefimiz çocuğun direncini hemen ortadan kaldırmak olmamalıdır.
Önce anlamaya çalışın.
Yeni düzene mi alışıyor?
Arkadaşlarıyla mı zorlanıyor?
Bir derste başarısız mı hissediyor?
Bir öğretmenle ilgili kaygısı mı var?
Yeterince uyumuyor mu?
Yoksa anlatmakta zorlandığı başka bir sorun mu yaşıyor?
Soruyu doğru sorduğumuzda çözüm de daha görünür hâle gelir.
Ve çocuğa şu mesajı vermeye çalışın:
“Okula gitmek senin sorumluluğun. Ama zorlandığın şeyi tek başına çözmek zorunda değilsin.”
Bu iki cümleyi birlikte taşıyabildiğimizde hem sınırı hem desteği korumuş oluruz.
Çocuğun okul hayatında ihtiyaç duyduğu şey de çoğu zaman tam olarak budur:
Yanında olan ama onun yerine yaşamayan bir yetişkin.
Yazar Hakkında
Bu içerik; çocukların okula uyum sürecinde yaşadığı isteksizlik ve kaygıları daha doğru anlamak, velilerimize ve öğretmenlerimize yol göstermek amacıyla Psikolojik Danışman ve Çocuk Gelişimi Uzmanı Ayhan Hoca tarafından kaleme alınmıştır. Okula uyum, arkadaşlık ilişkileri, ders çalışma alışkanlıkları, öğrenci motivasyonu ve çocuk gelişimi hakkında merak ettiğiniz soruları üst menüde yer alan Ayhan Hoca’ya Sor sayfasından bana ücretsiz iletebilirsiniz.
0 yorum