Çocuğum Okulda Arkadaş Edinemiyor: 5. Sınıfta Veli Ne Yapmalı?
Akşam yemeğinde her zamanki soruyu soruyorsunuz:
“Bugün okul nasıldı?”
Çocuğunuz omuzlarını kaldırıp “İyiydi.” diyor.
Biraz sonra başka bir soru geliyor:
“Teneffüste kiminle oynadın?”
Bu kez cevap daha kısa:
“Kimseyle…”
İçiniz bir anda sıkılıyor. Yeni sınıf, yeni öğretmenler ve yeni arkadaşlar arasında çocuğunuzun yalnız kaldığını düşünüyorsunuz.
Hemen çözüm bulmak istiyorsunuz.
“Sen de yanlarına git.”
“Biraz girişken ol.”
“Neden kimseyle konuşmuyorsun?”
Fakat arkadaşlık ilişkileri, yetişkinlerin dışarıdan gördüğünden daha karmaşık olabilir.
Çocuk bazen gerçekten dışlanır. Bazen gruba nasıl katılacağını bilemez. Bazen de henüz kendini güvende hissetmediği için beklemeyi seçer.
Bu nedenle ilk adım, çocuğu daha sosyal olmaya zorlamak değildir. Önce ne yaşadığını doğru anlamak gerekir.
Önemli olan çocuğun çok sayıda arkadaşının olması değildir. Kendini güvende hissettiği, yanında rahat davranabildiği bir ya da iki arkadaşının bulunması çoğu çocuk için yeterlidir.
5. Sınıfta Arkadaşlık Kurmak Neden Zorlaşabilir?
Beşinci sınıf, çocukların yalnızca ders düzeninin değiştiği bir dönem değildir. Sosyal çevre de yeniden şekillenir.
İlkokulda aynı öğretmenle ve daha sabit bir sınıf düzeniyle ilerleyen çocuk, ortaokulda farklı öğretmenlerle karşılaşır. Teneffüsler, sınıf içi gruplar ve arkadaşlık beklentileri de değişir.
Bazı çocuklar bu düzene hızlıca uyum sağlar. Bazıları ise çevresini daha uzun süre gözlemler.
Ayrıca bu yaşlarda çocuklar bir gruba ait olmaya daha fazla önem vermeye başlar.
“Kiminle oturuyorsun?”
“Seni oyuna aldılar mı?”
“Sınıf grubunda sana cevap verdiler mi?”
Bu tür durumlar çocuk için yetişkinlerin düşündüğünden daha büyük anlam taşıyabilir.
Bu süreçte yaşanan geçici yalnızlık her zaman bir sorun göstermez. Ancak yalnızlık uzuyor, çocuğun okul isteğini azaltıyor veya kendine güvenini zedeliyorsa duruma daha yakından bakmak gerekir.
Önce Şu Ayrımı Yapalım: Yalnız Kalmak mı, Yalnız Hissetmek mi?
Bir çocuk teneffüste zaman zaman tek başına durabilir ve bundan rahatsız olmayabilir.
Başka bir çocuk ise kalabalık bir grubun içinde bulunmasına rağmen kendisini dışlanmış hissedebilir.
Bu nedenle yalnızca “Teneffüste tek başına mıydı?” sorusuna odaklanmayın.
Şunları da anlamaya çalışın:
- Tek başına kalmayı kendisi mi seçiyor?
- Arkadaşlarının yanına gitmek istiyor fakat nasıl katılacağını mı bilemiyor?
- Gruba girdiğinde onu dışarı mı çıkarıyorlar?
- Bir arkadaşıyla sorun yaşadığı için geçici olarak mı uzak duruyor?
- Sınıfta konuştuğu fakat yakın hissetmediği çocuklar var mı?
- Okul dışında görüştüğü arkadaşları bulunuyor mu?
Çocuğun verdiği tek bir cevaba göre karar vermeyin.
Birkaç gün boyunca anlattıklarını, davranışlarını ve duygularını birlikte değerlendirin.
Kısa Veli Gözlem Listesi
Aşağıdaki işaretlerden biri tek başına ciddi bir sorun anlamına gelmez. Ancak birkaçının birlikte ve sürekli görülmesi, çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterebilir:
- Okuldan geldikten sonra sık sık “Kimse beni sevmiyor.” diyor.
- Teneffüslerde sürekli yalnız kaldığını anlatıyor.
- Daha önce konuştuğu arkadaşlarından aniden uzaklaştı.
- Sınıf etkinliklerine veya doğum günü davetlerine katılmak istemiyor.
- Sabahları karın ağrısı, baş ağrısı ya da mide bulantısından söz ediyor.
- Okula gitme isteği belirgin biçimde azaldı.
- Eşyaları kayboluyor ya da zarar görmüş hâlde eve geliyor.
- Ders başarısında veya derse katılımında ani düşüş görülüyor.
- Telefonuna mesaj geldiğinde kaygılanıyor veya ekranını hızla kapatıyor.
- Kendisiyle ilgili “Ben zaten sıkıcıyım.”, “Kimse benimle arkadaş olmaz.” gibi cümleler kuruyor.
Özellikle okuldan kaçınma, açıklanamayan yaralanmalar, kaybolan eşyalar, ani arkadaş kaybı ve yoğun çaresizlik duygusu akran zorbalığı açısından dikkat gerektirir.
Her çocuk yaşadıklarını hemen anlatmayabilir. Bu nedenle davranış değişikliklerini önemsemek gerekir.

5. sınıfta arkadaşlık kurmakta zorlanan çocuklar için veliye kısa yol haritası.
Çocuğun Söylediği Cümle Bize Ne Anlatabilir?
Çocuklar yaşadıklarını her zaman doğrudan ifade edemez.
Bazen kısa bir cümle, daha büyük bir duygunun dışarı çıkan kısmıdır.
“Kimse Benimle Oynamıyor.”
Bu cümle gerçekten sürekli dışlanma anlamına gelebilir. Ancak çocuk o gün yaşadığı tek bir olayı da genellemiş olabilir.
Şöyle sorabilirsiniz:
“Bugün oyuna katılmak istediğinde ne oldu?”
Bu soru, “Gerçekten kimse seninle oynamıyor mu?” sorusundan daha işlevlidir. Çünkü çocuk kendisini sorgulanmış hissetmeden olayı anlatabilir.
“Herkes Benden Nefret Ediyor.”
Çocuk yoğun bir hayal kırıklığı yaşıyor olabilir.
Bu sırada hemen “Öyle şey olur mu?” demek, duygusunu küçültebilir.
Önce duyguyu karşılayın:
“Bugün kendini dışarıda kalmış gibi hissetmişsin.”
Ardından olayı anlamaya çalışın:
“Sana bunu düşündüren ne oldu?”
“Ben Zaten Tek Başıma Kalmak İstiyorum.”
Bu cümle bazen gerçek bir tercihi anlatır.
Bazı çocuklar kalabalık oyunlardan hoşlanmaz. Daha sakin ilişkileri tercih eder.
Ancak çocuk reddedilmekten korktuğu için de yalnızlığı seçtiğini söyleyebilir. Böylece “Beni istemediler.” demek yerine “Ben onları istemedim.” diyerek kendini korur.
Burada amaç çocuğu sıkıştırmak değil, iletişim kapısını açık tutmaktır:
“Tek başına kalmak bazen iyi gelebilir. Bir gün bu durum seni rahatsız ederse benimle konuşabilirsin.”
“Boş Ver, Anlatmak İstemiyorum.”
Çocuğun konuşmak istememesi, ortada hiçbir sorun olmadığı anlamına gelmez.
Utanıyor, suçlanmaktan korkuyor veya olayın büyümesini istemiyor olabilir.
“Şimdi anlatmak zorunda değilsin. Hazır olduğunda seni dinleyeceğim.” demek güveni korur.
Çocuk Neden Arkadaş Edinmekte Zorlanabilir?
Aynı belirti farklı nedenlerden kaynaklanabilir.
Bu yüzden “Çocuğum çekingen.” diyerek konuyu kapatmamak gerekir.
Yeni Ortama Alışmak İçin Zamana İhtiyaç Duyabilir
Bazı çocuklar önce gözlemler, sonra ilişki kurar.
Yeni sınıfın kurallarını ve grupları anlamaya çalışır. Bu çocukları acele ettirmek kaygılarını artırabilir.
Gruba Nasıl Katılacağını Bilemeyebilir
Çocuk arkadaş istiyor olabilir fakat oyuna nasıl gireceğini, konuşmayı nasıl başlatacağını veya reddedildiğinde ne yapacağını bilemeyebilir.
Bu durum bir kişilik kusuru değildir.
Sosyal beceriler de diğer beceriler gibi gelişir.
Tek Bir Arkadaşa Fazla Bağlanmış Olabilir
İlkokuldan gelen yakın arkadaşı başka sınıfa düştüyse çocuk kendisini yalnız hissedebilir.
Yeni arkadaşlara yönelmek, eski arkadaşına ihanet ediyormuş gibi bile gelebilir.
Bir Anlaşmazlığı Çözememiş Olabilir
Bazen arkadaşlık sorununun arkasında dışlanma değil, çözülemeyen bir tartışma bulunur.
Çocuk özür dilemekte, sınır koymakta veya karşı tarafı dinlemekte zorlanabilir.
Sosyal Kaygı Yaşayabilir
Çocuk konuşmak istediği hâlde “Ya benimle dalga geçerlerse?” diye düşünüyor olabilir.
Sınıfta yanlış cevap vermekten veya arkadaşlarının yanında küçük düşmekten korkabilir.
Akranları Tarafından Dışlanıyor Olabilir
Arkadaş grubunun çocuğu sürekli oyuna almaması, konuşurken susturması veya onun hakkında dedikodu yapması önemlidir.
Bu davranışlar tekrarlandığında çocuğun okul yaşamını ciddi biçimde etkileyebilir.
Akran Zorbalığı Yaşıyor Olabilir
Her tartışma veya arkadaşlık bozulması zorbalık değildir.
Ancak bir çocuk başka bir çocuğa tekrarlayan biçimde zarar veriyor ve aralarında güç farkı bulunuyorsa durumu sıradan bir anlaşmazlık gibi değerlendirmemek gerekir.
Alay etme, tehdit, küçük düşürme, eşyaya zarar verme, gruptan sistemli biçimde çıkarma ve çevrim içi ortamda hedef gösterme zorbalık davranışları arasında yer alabilir.
İyi Niyetle Söylenen Ama Çocuğu Zorlayan Cümleler
Veliler çoğu zaman çözüm üretmek amacıyla konuşur.
Fakat bazı cümleler çocuğun kendisini daha yetersiz hissetmesine yol açabilir.
“Biraz Girişken Ol, Git Konuş.”
Çocuk bunu yapabilseydi büyük olasılıkla zaten yapardı.
Bu cümle ona çözüm sunmaz. Yalnızca eksik olduğu mesajını verebilir.
Bunun yerine küçük bir başlangıç belirleyin:
“Yarın teneffüste yanına yaklaşabileceğin bir kişi var mı?”
“Boş Ver, Onlar Senin Arkadaşın Olmasın.”
Çocuk için o gruba ait olmak önemli olabilir.
Sorunu küçümsemek, çocuğun bir daha anlatmamasına yol açabilir.
Şöyle diyebilirsiniz:
“Onların seni oyuna almaması canını acıtmış. Birlikte ne yapabileceğimizi düşünelim.”
“Ben Yarın Annesini Ararım.”
Çocuğun bilgisi olmadan diğer veliyle doğrudan görüşmek sınıftaki gerilimi artırabilir.
Önce öğretmen veya okul psikolojik danışmanıyla konuşmak daha sağlıklı bir başlangıç olur.
“Sana Vurursa Sen de Vur.”
Bu yaklaşım sorunu büyütebilir. Ayrıca çocuğun okulda disiplin sorunu yaşamasına neden olabilir.
Çocuğa güvenli biçimde uzaklaşmayı, net bir şekilde “Dur.” demeyi ve bir yetişkinden yardım istemeyi öğretin.
“Sen de Fazla Hassassın.”
Bu cümle çocuğun yaşadığı sorunu anlatmasını zorlaştırır.
Olay size küçük görünse bile çocuğun duygusu gerçektir.
Çocuğum Arkadaş Edinemiyorsa Veli Olarak Ne Yapmalıyım?
1. Önce Dinleyin, Hemen Çözüm Vermeyin
Çocuk konuşurken araya girmeyin.
“Sen ne yaptın?” diye başlayan sorgulayıcı sorular yerine olayın sırasını anlamaya çalışın:
- Olay nerede yaşandı?
- Kimler oradaydı?
- Öncesinde ne olmuştu?
- Sen o anda ne yaptın?
- Bu daha önce de oldu mu?
- Sence yarın ne olabilir?
Bu sorular hem size bilgi verir hem de çocuğun yaşadıklarını düzenlemesine yardımcı olur.
2. Duyguyu Kabul Edin
Duyguyu kabul etmek, çocuğun her yorumuna katılmak anlamına gelmez.
“Buna çok üzüldüğünü görüyorum.”
“Dışarıda kalmak sana ağır gelmiş.”
“Bunu anlatman kolay olmamış olabilir.”
Bu tür cümleler çocuğa yalnız olmadığını hissettirir.
3. Küçük ve Uygulanabilir Bir Hedef Belirleyin
“Bu hafta herkesle arkadaş ol.” gerçekçi bir hedef değildir.
Bunun yerine şunlardan birini seçebilirsiniz:
- Bir arkadaşına teneffüste birlikte kantine gitmeyi teklif etmek
- Yanındaki öğrenciye dersle ilgili bir soru sormak
- Grup çalışmasında bir görev almak
- Ortak ilgi alanı bulunan bir çocukla konuşmak
- Oyuna katılmak için önceden hazırlanan bir cümleyi kullanmak
Küçük başarılar çocuğun güvenini artırır.
4. Evde Kısa Canlandırmalar Yapın
Çocuğa uzun öğütler vermek yerine kısa sosyal durumlar canlandırabilirsiniz.
Örneğin:
“Onlar oyun oynuyor. Sen katılmak istiyorsun. Ne söyleyebilirsin?”
Çocuk şu cümleleri deneyebilir:
“Ben de sizinle oynayabilir miyim?”
“Takımlardan birinde yer var mı?”
“Bir sonraki oyunda ben de katılabilir miyim?”
Amaç ezberletmek değildir.
Çocuğun zorlandığı anda kullanabileceği birkaç seçeneği hazır hâle getirmektir.
5. Kalabalık Yerine Bire Bir İlişkiyi Destekleyin
Kalabalık bir grubun içine girmek bazı çocuklar için zordur.
Çocuğun daha rahat iletişim kurduğu bir sınıf arkadaşıyla kısa ve doğal bir buluşma planlanabilir.
Ortak bir ödev, park buluşması veya birlikte yapılan bir etkinlik ilişkiyi kolaylaştırabilir.
Ancak çocuğun adına arkadaş seçmeyin.
Önce kimin yanında rahat hissettiğini sorun.
6. Öğretmenle Suçlayıcı Olmayan Bir Dille Görüşün
Öğretmene “Sınıfta çocuğumu dışlıyorlar.” diye kesin bir yargıyla başlamak yerine gözleminizi paylaşın:
“Son günlerde teneffüslerde yalnız kaldığını ve gruba katılmakta zorlandığını söylüyor. Sınıftaki ilişkilerini bir süre gözlemleyebilir misiniz?”
Bu yaklaşım öğretmenin daha tarafsız gözlem yapmasına yardımcı olur.
Öğretmenden özellikle yapılandırılmamış zamanlara bakmasını isteyin.
Teneffüs, öğle arası, beden eğitimi dersi ve grup çalışmaları sosyal ilişkiler hakkında önemli ipuçları verir.
Öğretmenler Sınıfta Ne Yapabilir?
Arkadaşlık kurmakta zorlanan bir öğrenciyi sınıfın önünde “çekingen” veya “yalnız” diye tanımlamak doğru değildir.
Böyle bir etiket, çocuğun grup içindeki yerini daha da zorlaştırabilir.
Öğretmen şu adımları kullanabilir:
- Teneffüs ve grup çalışmalarını bir süre gözlemlemek
- Öğrenciyle herkesin yanında değil, özel olarak konuşmak
- Grup eşleşmelerini sürekli öğrencilerin seçimine bırakmamak
- Ortak ilgi alanı bulunan öğrencileri küçük görevlerde bir araya getirmek
- Sınıfta dışlayıcı şakalara ve lakaplara izin vermemek
- Yardım isteyen çocuğu “şikâyetçi” gibi göstermemek
- Okul psikolojik danışmanıyla iş birliği yapmak
Öğretmenin amacı çocuğa zorla arkadaş bulmak değildir.
Amaç, çocuğun güvenli ilişki kurabileceği fırsatlar oluşturmak ve sınıftaki dışlayıcı davranışlara sınır koymaktır.
Duruma Göre Nasıl İlerlemelisiniz?
Çocuk Yeni Sınıfa Yavaş Alışıyorsa
Çocuğa biraz zaman tanıyın.
Her gün “Arkadaş buldun mu?” diye sormayın. Bu soru, arkadaş edinmeyi günlük bir sınava dönüştürebilir.
Bunun yerine:
“Bugün seni rahatlatan bir an oldu mu?”
veya
“Sınıfta konuşması kolay gelen biri var mı?”
diye sorabilirsiniz.
Çocuk Oyuna Nasıl Katılacağını Bilemiyorsa
Evde kısa canlandırmalar yapın.
Bir giriş cümlesi belirleyin. Ertesi gün yalnızca bu küçük adımı denemesini isteyin.
Sonuç istediği gibi olmadığında “Olmadı.” diyerek bırakmayın.
Ne işe yaradığını ve başka ne deneyebileceğini birlikte düşünün.
Çocuk Bir Arkadaşıyla Tartıştıysa
Hemen kimin haklı olduğuna karar vermeyin.
Olayı iki taraflı düşünmesine yardım edin:
“Sen ne hissettin?”
“Sence arkadaşın ne hissetmiş olabilir?”
“Tekrar konuşsan neyi farklı söylersin?”
Bu sorular çocuğun ilişki onarma becerisini geliştirir.
Çocuk Sürekli Dışlanıyorsa
Durumu öğretmenle paylaşın.
Olayların nerede, ne zaman ve kimlerle yaşandığını somutlaştırın.
Çocuğun “Beni sevmiyorlar.” demesi önemlidir. Ancak okulun durumu değerlendirebilmesi için gözlenebilir örneklere de ihtiyaç vardır.
Akran Zorbalığından Şüpheleniyorsanız
Çocuğa “Neden daha önce söylemedin?” demeyin.
Zorbalık yaşayan çocuklar korku, utanma veya olayın büyümesi kaygısıyla sessiz kalabilir.
Şunları söyleyebilirsiniz:
“Bunu bana anlattığın için teşekkür ederim.”
“Yaşadığın bu davranışın sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda değilsin.”
“Bunu tek başına çözmek zorunda değilsin.”
“Seninle konuşarak bir sonraki adımı belirleyeceğim.”
Ardından sınıf rehber öğretmeni, okul psikolojik danışmanı ve okul yönetimiyle iletişim kurun.
Fiziksel tehdit, şiddet, para isteme, ciddi çevrim içi tehdit veya güvenlik riski varsa beklemeyin.
Bir Haftalık Küçük Sosyal Uyum Planı
Pazartesi: Yalnızca Dinleyin
Çocuğa öğüt vermeden okul gününü anlatabileceği sakin bir zaman açın.
Olayları ve duyguları ayırmaya çalışın.
Salı: Güvenli Kişiyi Bulun
“Sınıfta yanında daha rahat hissettiğin biri var mı?” diye sorun.
Çocuk tek bir isim bile söylese bunu başlangıç kabul edin.
Çarşamba: Bir Cümle Hazırlayın
Çocuğun zorlandığı duruma uygun kısa bir giriş cümlesi seçin.
Evde bir kez canlandırın.
Perşembe: Küçük Adımı Deneyin
Çocuktan yalnızca seçtiğiniz küçük adımı denemesini isteyin.
Sonucun kusursuz olmasını beklemeyin.
Cuma: Haftayı Değerlendirin
“Bu hafta ne biraz daha kolaydı?” diye sorun.
Yalnızca soruna değil, küçük değişimlere de bakın.
Hafta Sonu: Doğal Bir Sosyal Ortam Oluşturun
Çocuğun sevdiği bir etkinliği seçin.
Mümkünse yanında rahat hissettiği bir arkadaşıyla kısa bir plan yapın.
Buluşmayı büyük bir arkadaşlık projesine dönüştürmeyin.
Ne Zaman Profesyonel Destek Gerekir?
Arkadaşlık kurmakta zorlanma uzun süredir devam ediyorsa ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa destek almak yararlı olabilir.
Şu durumlarda okul psikolojik danışmanı veya uygun bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşün:
- Çocuk uzun süredir yoğun yalnızlık yaşıyorsa
- Okula gitmek istemiyorsa
- Kaygı nedeniyle sosyal ortamlardan sürekli kaçıyorsa
- Uyku, iştah veya ders düzeninde belirgin değişiklik oluştuysa
- Kendisi hakkında sürekli değersizleştirici cümleler kuruyorsa
- Akran zorbalığı devam ediyorsa
- Arkadaşlık sorunları farklı ortamlarda da sürekli tekrarlanıyorsa
Çocuk kendisine zarar vermekten söz ediyorsa, ciddi bir tehdit altındaysa veya güvenliğiyle ilgili acil risk bulunuyorsa beklemeden acil destek isteyin.
Son Söz: Çocuğun Yerine Arkadaşlık Kuramayız, Fakat Yolu Kolaylaştırabiliriz
Bir velinin çocuğunu yalnız görmekte zorlanması çok anlaşılır.
Ancak kaygıyla hızlı hareket etmek bazen çocuğun üzerindeki baskıyı artırır.
Çocuğun yerine konuşmak, arkadaş seçmek veya her sorunu çözmek yerine yanında durun.
Onu dinleyin.
Küçük sosyal adımlar için cesaretlendirin.
Gerektiğinde öğretmenle iş birliği kurun.
Bazı çocuklar yeni bir gruba birkaç günde girer. Bazıları daha uzun süre gözlemler.
Önemli olan hız değildir.
Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, yaşadıklarını anlatabilmesi ve ihtiyaç duyduğunda yardım isteyebilmesi daha önemlidir.
Çocuğunuzun ortaokula geçiş sürecini bütün yönleriyle değerlendirmek için “5. Sınıfa Başlayan Çocuk Ortaokula Nasıl Uyum Sağlar?” rehberini de okuyabilirsiniz.
Okula gitmek istememe davranışı başladıysa “Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor” yazısındaki işaretleri inceleyebilirsiniz.
Yararlanılan Kaynaklar
- MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü – Akran Zorbalığı Çalışmaları
- UNICEF – Akran Zorbalığı Nedir ve Nasıl Engellenir?
- StopBullying.gov – Zorbalık Uyarı İşaretleri
Nuray Hoca – Çocuk Gelişimi Uzmanı
0 yorum